Metastore
Geleneksel e-ticaretin soğukluğunu kıran, oyunlaştırılmış bir alışveriş deneyimi.
Environment Designer
Metastore, sadece dijital bir mağaza değil; geleneksel e-ticaretin soğukluğunu kıran, kullanıcıyı bir simülasyonun içine çeken oyunlaştırılmış bir alışveriş deneyimiydi.
neden
Bu projede Environment Designer olarak en büyük önceliğim kullanıcı akışıydı (user flow). Bir oyun dünyasında olduğu gibi, kullanıcının bakışını (eye-tracking) ürünlere yönlendirmek için mimari yönlendirmeler kullandım. Mağazanın ‘reyon’ mantığını, lineer olmayan bir keşif alanına çevirdim. Burada mekan sadece bir dekor değil, satış hunisinin (sales funnel) fiziksel bir dışavurumu haline geldi.
oyunlaştırma neyi çözüyor
İlk odak noktam, ‘alışveriş’ motivasyonunu ‘keşif’ duygusuyla birleştirmekti. Kullanıcının içinde kaybolmayacağı ama her köşesinde yeni bir etkileşim bulabileceği bir görsel dil inşa ettim. Renk paletinden ışıklandırma diline kadar her şeyi, markanın kimliğini fütüristik ama erişilebilir bir atmosferle harmanlayarak kurguladım.
"Dijital dünyalar tasarlamak sadece kusursuz bir görünüm yaratmak değil; o evrenin içinde akıcı, engelsiz bir yolculuk sunmaktır."
ne değiştirdi?
Metastore, geleneksel e-ticaretin soğuk ve formel yapısını kırarak markayı ve kullanıcıyı interaktif bir simülasyonun içinde buluşturdu. Mekanın sadece bir dekor olmaktan çıkıp, deneyimin tam kalbine yerleştiği yeni nesil bir mağazacılık vizyonu yarattı. Seçtiğim motto tam da bu yüzden doğdu: sadece göze hitap eden değil, içinde pürüzsüzce yaşanabilen, fütüristik ama erişilebilir bir dijital evren inşa etti.